İçeriğe geç

İSPANYOL İSİMLERİYLE İMTİHANIMIZ

Bir İspanyol’un ismini gören bir Türk’ün verdiği ilk tepkilerden biri, biraz da şakayla karışık “İsim değil destan mübarek!” olur. Ya da ilk kez İspanyolca öğrenmeye başlayan birisi bildiği tüm İspanyolca isim ve soy isimleri art arda hızlıca söyleyerek sanki çok iyi İspanyolca konuşuyormuş gibi şaka yapar. Örneğin, “Juan Manuel Real Espinoza Sanchos Manchos Başkabişeybilmiyos” vb. Evet, İspanyol isim ve soy isimleri birkaç isim ve soy isim barındırır ve bu durum, İspanyol isimleriyle ilgili bu klişe söylemlerin kaynağını oluşturur. Peki İspanyolları’ın isimleri nasıl bu kadar uzun olabiliyor? Türkiye’de İspanyol kültürünün tanınırlığı arttıkça birçok kişi tarafından artık bilinen bu durumu, bir kez de biz topluca ele alıp açıklayalım dedik.

“İspanyollar ve isim” konusunu açıklarken öncelikle bilmemiz gereken, her İspanyol’un biri babasından biri de annesinden gelen iki soy ismi olduğudur. İlk soy ismi babasından aldığı, ikincisi ise annesininkidir. Ömrü boyunca ikisini de bir arada taşır. Dolayısıyla, bir İspanyol’a soy ismiyle hitap edilecekse ya ikisiyle birden ya da sondaki değil, onun önündeki soy ismiyle hitap etmek gerekir, çünkü asıl soy ismi odur. Şöyle ki:

İsmi “Manuel Reyes Sanchos” olan bir adama hitap; ya “Sr. Reyes Sanchos” ya da “Sr. Reyes” olmak zorundadır. Çünkü babasından aldığı soy ismi “Reyes”tir. Aynı şekilde ismi “Clara Velez Martinez” olan bir kadına hitap da; ya “Srta. Velez Martinez” ya da “Srta. Velez” şeklinde olur.  ( Burada şunu belirtmekte fayda var: İspanyollar iki soy isimlerini de aktif olarak kullanırlar. Bu nedenle İspanya’da iseniz iki soy ismi de kullanmak durumundasınız.)

Diyelim ki Manuel Reyes Sanchos ile Clara Velez Martinez evlendi. Bu durumda Clara’nın durumu ne olur? Cevap: Hiçbir şey! Yani, bir İspanyol kadın evlendiğinde kocasının soyadını almaz. O hayatına Sra. Clara Velez Martinez olarak devam eder. Örneğin size bir yemek davetiyesi gönderdiler, evli çiftin davetiyesinin altında “Sr. Manuel Reyes Sanchos & Sra. Clara Velez Martinez” yazar. Bu biz Türkler için bazen bazı karışıklıklara sebep olabilir. “Manuel Reyes Sanchos’u anladık da, Clara Velez Martinez kim acaba?” şeklinde. Ama İspanyollar için bu gayet normaldir ve kadın evlendikten sonra da hem babası hem de annesinin soyadını kullanmaya devam eder.

Peki bu kadın ve erkek evlendiğinde çocukları hangi soy ismini kullanır? Elbette o da babasının ve annesinin soy ismini alır. Aynı örnek üzerinden gidecek olursak; Manuel Reyes Sanchos ile Clara Velez Martinez’in biri kız biri erkek iki çocuğu olsa, (isimleri de Sandra ve David olsun) oy isimleri şu şekilde olur: “Sandra Reyes Velez ile David Reyes Velez”

Zaten iki soy ismi olan İspanyollar’ın bir de iki isim birden kullandıklarını düşünün, ki bu çok yaygındır. İşte o zaman o destan gibi dediğimiz isimler böyle oluşuyor. Juan Manuel Reyes Martinez, Juan Fernando Garcia Ortega gibi.

Peki istisnalar yok mu? Elbette var, ama bunlar genellikle ünlü isimler için geçerli ve onların kendine koydukları soy isimlerinden çok bizim onları tanımlayışımızla ilgili. Örneğin hepimizin tanıdığı ünlü İspanyol şair Federico García Lorca. Yukarıda bahsettiğimiz kurala göre kendisinde ya “García Lorca” ya da sadece “García” diye söz etmemiz gerekir. Oysa o hepimiz için artık sadece “Lorca”. Aynı durum bir diğer İspanyol yazar için geçerli. 19. Yüzyılın ünlü İspanyol kalemi Benito Perez Galdos da sadece “Galdos” ismiyle anılıyor, hatta onunla ilgili tüm çalışmalar “Galdosiano” şeklinde sıfatlaştırılıyor. “Galdos’a özgü” ya da “Galdos’a ait” anlamında. Çok bilinmiyor ama Picasso için de aynısı geçerli. Tam 12 ( yazıyla on iki!) ismi olan ressamın soy ismi Ruiz y Picasso. Asıl adı “Pablo Diego José Francisco de Paula Juan Nepomuceno María de los Remedios Cipriano de la Santísima Trinidad Ruiz y Picasso”, ama o da sadece “Picasso” olarak anılıyor. İsmine bakılınca bu büyük iyilik için kendisine teşekkür etmek gerek elbette! Gabriel Garcia Marque’i de bu gruba dahil edebiliriz. Çoğu kez kendisine sadece Marquez diyoruz, ama Garcia Marquez olarak kullanım da oldukça yaygın.

Bazı İspanyol yazarları anarken ise bırakın sadece tek soy ismini kullanmayı ismini de eklemeden edemiyoruz. Örneğin, Carmen Martin Gaite ile Antonio Muñoz Molina bunlardan bazıları. Bir de sadece isim ve ilk soy isimlerini kullandıklarımız var. Ana Maria Matute ( soy ismi Ausejo’dur, metinlerde çok kullanılmaz.) Javier Cercas ( soy ismi Mena’dır.) ile Javier Marías ( diğer soy ismi “Franco”dur. Soy ismine bakılınca zaten isim benzerliği pek hoş bir yere işaret etmiyor.)

Hepimizin tanıdığı ünlü aktör Javier Bardem’de sıra. Asıl ismi Javier Encinas Bardem. Normal şartlarda ismi Javier Encinas olmalı. Ancak, Bardem ismi İspanyol sineması için öyle önemli bir isim ki, Javier’in genç bir aktörken sahne ismi olarak Bardem soy isimini tercih etmesi çok normal elbette. Javier Bardem’in anne tarafından dedesi İspanyol sinemasının duayen isimlerinden aktör Rafael Bardem (1889-1972), annesi yine çok önemli bir İspanyol aktris Pilar Bardem (d.1939) ve dayısı yönetmen ve senarist Juan Antonio Bardem (1922-2002) (Özellikle Juan Antonio Bardem, Luis Garcia Berlanga ile Çağdaş İspanyol Sineması’nın duayen isimlerinden sayıldığını da burada belirtelim.) Böyle bir aileye sahip olunca Javier’in, sahne ismi olarak Encinas yerine Bardem’i tercih etmesine şaşırmamalı.

Gelelim İspanyol isimlerine. Bizde takvimdeki kız için ve erkek için önerilen isimler gibi, İspanya’da da her gün bir aziz ismine ayrılmıştır. Dolayısıyla bebeğin doğduğu gün hangi azizin ismi varsa bebeğe o isim verilebilir. Eskiden bu daha yaygın bir adetmiş, bugün çok kullanılmıyor, ama isminizin olduğu günü de doğum gününüz gibi kutlayabiliyorsunuz. İsim gününe “El día del nombre” deniyor ve kişi “Feliz día del nombre” diye tebrik ediliyor: “İsim günün kutlu olsun!” Hangi güne hangi azizin isminin geldiğini gösteren ve örneğin bebeğiniz için isim önerilerini içeren takvimleri her yerde bulmak mümkün. (Örnek için bknz: https://www.guiainfantil.com/articulos/nombres/cristianos-santos/calendario-de-nombres-de-santos-para-ninos-y-ninas-mes-a-mes/)

 

İsimler böyle uzun olunca kısaltmalar da çok yaygın elbette. Birçok isim sonuna “-cik,-cık” gibi “-ito, -ita” küçültme eklerinin getirilmesiyle yapılır:

Miguel-Miguelito

Manuel-Manuelito

Paco-Paquito

 

Bazı isimler doğrudan kısaltılır:

Fernando –Nando

Montserrat – Montse

Nicolás – Nico

Soledad- Sole

Rafael- Rafa

Mercedes – Merche

Santiago –Santi

Manuel – Manu / Manolo

Begoña – Bego

Daniel – Dani

Betariz – Bea

Bartolomé- Bartolo

Rodrigo – Rodri

Javier- Javi

Emilio- Emi / Milito

Pilar – Pili

Alejandro- Ale/ Alejo/ Jano

Antonio- Toni /Toñi

Dorotea – Dora

Doroteo – Teo

Encarnación – Encarna

Josefina – Fina

Guillermo – Guille

Guadalupe- Lupe

Magdalena- Magda

Margarita – Marga

 

İki isimli olanlardan ilki söylenir, ikincisi kısaltılarak ilk isme eklenir. Böylece yeni bir isim oluşur:

María Isabel – Maribel

Juan Manuel – Juanma

Juan Jose – Juanjo

Juan Miguel – Juanmi

Ana Isabel – Anabel

María Teresa- Maite

María Luisa – Marisa

María Victoria- Marivi

Juan Francisco – Juanfran

 

Bir de kısaltmasıyla doğrudan ilgili olmayan isimler vardır:

Francisco – Paco

Jose-Pepe

María José – Pepita

Enrique – Quique

Dolores – Lola

Ramón – Moncho

Concepción – Concha

José María – Chema

Gregorio – Goyo

 

Hepsi tamam ama özellikle Paco ve Pepe’nin nasıl bir değişim ve dönüşümle mevcut halini aldığı konusunda çeşitli görüşler mevcut. Hiçbiri kesin olmamakla birlikte Pepe hakkında şöyle bir kanı var: İnanışa göre, Jose, Padre Putativoyani İsa’nın babası. “Padre Putativo” yerine başharfleri P.P. şeklinde kısaltılarak kullanılıyor ve bu da “Pepe” şeklinde okunuyor. Dolayısıyla Jose ismi, “Pepe” şeklinde de kullanılır oluyor.

 

“İspanyollar ve isimleri” konusunda daha çokça şey yazılabilir; ancak değişmeyen tek gerçek İspanyollar “destansı uzunluktaki isimleri” tanımıyla birer klişe olarak kültürümüzde yer etmeye devam edecekler.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın