Ana içeriğe atla

Yayınlar

Şubat, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

“HENÜZ BİRKAÇ GÜN OLUYOR”

Henüz birkaç gün oluyor babam öldü benim,
Sadece birkaç gün öncesi işte.

Tüy kadar hafif düşüverdi öylece
Göz kapakları gibi inen
Gece ya da bir yaprak gibi
Sallanan, rüzgar esmediğinde

Bugünkü başka yağmurlara benzemiyor
Bugün yağmur ilk kez yağıyor
Mezarının mermeri üstüne

Her yağmur altında
Boylu boyunca uzanan benmişim, şimdi artık biliyorum,
Artık bir başka bedende öldüm ben.
Hugo MUJICA



HACE APENAS DÍAS

Hace apenas días murió mi padre,
hace apenas tanto.

Cayó sin peso,
como los párpados al llegar
la noche o una hoja
cuando el viento no arranca, acuna.

Hoy no es como otras lluvias
hoy llueve por vez primera
sobre el mármol de su tumba.

Bajo cada lluvia
podría ser yo quien yace, ahora lo sé,
ahora que he muerto en otro.
Hugo MUJICA



1936 BARSELONA YAZ OLİMPİYATLARI

1992 yılında bakkala (evet market değil bakkala) gidip büyük boy Coca Cola alan bir çocuk, alışılmış Coca Cola kırmızısı üzerinde olimpiyat halkaları da olan ince uzun bir bardak da almıştır.  Çok büyük bir ihtimalle benim gibi birçok çocuk, olimpiyat halklarının altında “Barselona 1992” yazan bu bardak sayesinde, Barselona adını belki ilk defa duymuştur. Ve tabi Barselona’nın İspanya’da bir şehir olduğunu ve olimpiyatların o yıl Barselona’da yapılacağını da.  Olimpiyatların o seneki mottosu “Amigos para siempre”nin ne anlama geldiğini anlamam içinse aradan yıllar geçmesi gerekecektir elbette.
O yıllarda birçok şeyi televizyon başına geçip ailecek izlediğimizi hatırlıyorum. İnternetin  ve sosyal medyanın henüz bize şah damarımızdan daha yakın olmadığı, ilk özel televizyonun kuruluşunun coşkuyla kutlandığı yıllar. Kanatları petrole bulanmış karabatak kuşuna üzüldüğümüz (ki sonradan bir propaganda görüntüsü olduğu ortaya çıktı, ama biz henüz televizyondan evimize akan her şeye koşulsuz…