Ana içeriğe atla

Yayınlar

Ocak, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

FRANCO’NUN HAYALETİ

İspanyol İç Savaşı sonrasında yönetimi eline alan ve 36 yıl ülkeyi yöneten Francisco Franco 1975’te öldü. Onun ölümüyle İspanya tarihinde kara bir leke olan diktatörlük yıllarının da sonu gelmiş oldu. Elbette son dönemleri, özellikle 1960’lar ve sonrasında ipler iyice gevşetilmişti ve İç Savaş’ın hemen sonrasındaki o baskıcı yönetim görece azalmıştı. Ancak yine de “Franco Diktatörlüğü” diye adlandırılan dönemin resmi olan son bulması 1975 yılındaki ölümüyle oldu. Ardından sanki tüm İspanya bunu bekliyormuş gibi, mevcut geçiş dönemi hükümeti tarafından bir anayasa hazırlandı ve1978’de halkın oyuna sunularak kabul edildi. Tabi arada yaşanan birçok gelişme var. Örneğin, 1976 yılı ortalarında siyasi af ilan edildi. Sayı çok fazla değildi, ama bu bir tür iyi niyet ortamının oluşmasına yardım etti. 1977’de Atocha Katliamı olarak anılan korkunç olay yaşandı. 1976’da ETA kuruldu, ardında  gelen iki yıllık süreçte kanlı eylemler gerçekleştirdi. Aslında 1978 yılında ilan edilen anayasayla

İSPANYOL BASININDA 1. DÜNYA SAVAŞI VE OSMANLI İMPARATORLUĞU

İspanya, 1. Dünya Savaşı sırasında tarafsızlığını korur, ancak hem savaş sırasında hem de savaş sonunda yaşanan gelişmeleri yakından takip eder. İspanyol toplumunda genel eğilim tarihsel, coğrafi ve kültürel bağlarının olduğu İtilaf Devletleri’ni desteklemekten yana olsa da, Almanya’yı destekleyen bir grup da bulunmaktadır. Bu ikili görüş farkı gazetelere de yansır. Ancak her iki tarafın da mutabık kaldığı nokta, kendi coğrafyasından çok uzakta cereyan eden bu savaşa müdahil olmamaktır. Bu nedenle, Almanya’yı destekleyen grup dahi konu Osmanlı İmparatorluğu olduğunda tarafsız yorum yapmakta zorlanır. Bu yazının amacı, 1. Dünya Savaşı’nın sonucunun ve Osmanlı İmparatorluğu’nun savaşı kaybedişinin İspanyol toplumu tarafından nasıl yorumlandığını 1918 yılında İspanyol basınında konuyla ilgili çıkan yazılar aracılığıyla aktarmaktır. Çalışmada, dönemin İspanyol gazetelerinde Osmanlı İmparatorluğu’nun savaşı kaybedişiyle ilgili çıkan haberlerin incelenmesi ve tarafsız bir ülke konumundak

"SENİNLE"

Bensiz o kadar da yalnız değilsin. Yalnızlığım eşlik ediyor sana. Ben sürgünüm, sense uzakta. Söyle hangimizin vatanı var ki? Gökyüzü ve deniz birleştiriyor bizi. Efkar ve gözyaşları. Unutuşun bulutları ve adalar Seni ve beni birbirimizden ayırırlar. Benim ışığım geceni uzaklaştırır mı? Gecen özlemimi söndürür mü? Ya senin sesin ölümüme işler mi? Ölümüm geldi, peki sana ulaşır mı? Dudaklarımda anılar. Seninse gözlerinde umut var. Sensiz o kadar da yalnız değilim. Yalnızlığın bana eşlik ediyor. MANUEL ALTOLAGUIRRE (Málaga, 1905 – Burgos, 1959) CONTIGO No estás tan sola sin mí. Mi soledad te acompaña. Yo desterrado, tú ausente. ¿Quién de los dos tiene patria? Nos une el cielo y el mar. El pensamiento y las lágrimas. Islas y nubes de olvido a ti y a mí nos separan. ¿Mi luz aleja tu noche? ¿Tu noche apaga mis ansias? ¿Tu voz penetra en mi muerte? ¿Mi muerte se fue y te alcanza? En mis labios los recuerdos. En tus ojos la esperanza. No estoy t