Ana içeriğe atla

Yayınlar

Aralık, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

“BEYAZ TAŞIN ÜSTÜNDEKİ SİYAH TAŞ”

Paris’te öleceğim bir sağanak altında, halihazırda anımsadığım bir gündeki gibi. Paris’te öleceğim – ve geri durmayacağım bundan- belki bir perşembe günü, tıpkı bugün gibi, ve bir sonbaharda. Bir perşembe olacak, çünkü bugün, yani perşembe, bu satırları kaleme aldığım gün, kolumu kötü bir biçimde kuşandım, ve bugün asla olmadığım kadar, geriye dönüp baktım, yürüdüğüm tüm o yollarda, yalnızım. César Vallejo öldü, ona vurup durdu herkes, o hiçbirine bir şey yapmamıştı ki oysa; bir sopayla vurdular ona ve sertçe. hem bir de halatla; şahittir perşembe günleri ve kol kemiklerim, yalnızlığım, yağmur ve yollar şahittir… CÉSAR VALLEJO, “Poemas Humanos” PIEDRA NEGRA SOBRE UNA PIEDRA BLANCA Me moriré en París con aguacero, un día del cuaş tengo ya el recuerdo. Me moriré en París – y no me corro- talvez un jueves, como es hoy, de otoño. Jueves será, porque hoy, jueves, que proso estos versos, los húmeros me he puesto a la mala y, jamás como hoy, me he vuelto, co

12. YÜZYIL’DA SEVILLA’DA YAZILMIŞ ANONİM BİR ŞİİR: MELTEM VE YAĞMUR

Eğer çareni bir meltem esintisinde arıyorsan, Bil ki nefesinde misk kokusunu taşır. Güzel kokular yüklenmiş gelir, Sana aşığının yanından selam getirir. Hava ise bulutları kuşanmış gelir, Bulutlar içinden siyah örtülü olanı seçmiştir. Bahçeyi selamlayıp işmar eden yağmur yüklü bir buluttur o, Hem kendi ağlar durur da sonra çiçekleri güldürür. Toprak, üstünü çabucak örtsün diye, bulutu telaş ettirir Ama sicim sicim yağan yağmuru tek tek elleriyle örer bulut Diğer yanda da çiçekler açmaya durmuştur. EL CÉFIRO Y LA LLUVIA Si es que buscas remedio en el soplo de céfiro, sabe que en sus bocanadas perfuma el almizcle. Vienen a ti cargadas de aromas, como mensajeros de la amada que te traen saludos de su parte. El aire se prueba los trajes de las nubes y eliğe entre ellos un manto negro. Es una nube cargada de lluvia que hâce señas al jardín saludndole y que luego llora, en tanto las flores se ponen a reír. La tierra da prisa a la nube para que le acabe el

"İCRAATIN İÇİNDEN": NO-DO

1 Nisan 1939’da Başkomutan Franco, savaşın bittiğini Burgos Ulusal Radyosundan yapılan şu konuşmayla duyurur:  “Bugün, kızılların ordusu silahları bırakmış ve esir alınmıştır; bugün, milli birliklerimiz, en son hedeflerine de ulaşmıştır. Savaş bitmiştir.” (Abellá, 1985: 15) Savaş bitmiştir bitmesine ama yeni rejimin varlığını sürdürebilmek için propagandanın devamına ihtiyacı vardır.  Milli Şef Franco da basın-yayın yoluyla propagandaya özellikle önem verir. Televizyonun yaygın olmadığı dönemlerde sinema, rejim propagandası yapılabilmesi için kullanılabilecek tek görsel yayın aracıdır. Kısaca NO-DO şeklinde anılan Noticiarios y Documentales isimli zorunlu belgesel yayınları, sinema salonlarında her filmden önce gösterilir. Yaklaşık 30 dakika olan bu zorunlu kısa filmler, rejimin yasakları ve icraatlarının anlatıldığı bir tür “kamu spotu” ya da “haber bülteni” gibidir. 17 Aralık 1942’de yayınlanan kararname ile hazırlanmaya başlanan ilk NO-DO örnekleri, savaş ile ilgili yazılı bi